KAMUOYUNA DUYURU
Ergün POYRAZ tarafından kaleme alınarak yayınlanan “Musa’nın Çocukları” ve “Tarikat, Siyaset, Ticaret ve Cinayet” isimli kitaplarda Üniversitemiz rektörü Sayın Prof. Dr. Mehmet HABERAL ile ilgili olarak gerçeğe aykırı itham ve iddialarda bulunulduğundan aşağıdaki açıklamanın kamuoyuna sunulması zarureti hasıl olmuştur. Şöyle ki;
Prof. Dr. Mehmet HABERAL, gerek kişisel gerekse mesleki kimliği ile sadece ülkemizin değil dünyanın tanıdığı ve taktir ettiği bir bilim adamı, bir eylem adamıdır. Türkiye’de organ transplantasyonunun öncüsü, Başkent Üniversitesinin kurucusu ve Rektör’üdür. Başlatan ve bilinenin dışında hiçbir eksiği ya da fazlası olmaksızın kamuoyunun gözü önündedir. Sayın HABERAL, eylemleri ve söylemleri ile kimliğini her yönü ve tüm şeffaflığıyla ortaya koyan, gerçek bir yurtsever, namzet bir bilim adamıdır. Mesleki bilgi ve becerileri, sağlık ve eğitim alanlarındaki faaliyetleri ile sadece kendisi ve kurumları ile rekabet eden, her an ülkesi ve milleti için daha fazla ne yapabilirimin peşinde koşan bir idealisttir. Bahsi geçen yazarın afakî ve talihsiz ifadeleri elbette bu gerçekleri ört-bas edebilecek kudrete sahip değildir. ‘ Güneş balçıkla sıvanmaz ‘ Ülkemizin nadir olarak yetiştirdiği bu değerlerin kıymetini bilmek bir vatandaşlık görevidir. Bu insanlar kimseden alkış beklemiyorlar. Lakin; Ülkemizin kuvvetle ve evleviyetle ihtiyacı olduğu üniversitemiz rektörü gibi bilim adamlarının iki satır karalama ile tali planda dış güçlere hizmet eden birer ülke düşmanı olarak lanse edilmesini büyük bir talihsizlik olarak kabul etmekteyiz.
Öte yandan; Türk Milletinin iradesi doğrultusunda iş başına gelen hükümetler demokratik işleyiş içerisinde el değiştirmiştir ve değiştirecektir. Dün sayın Ecevit, Bugün Sayın Erdoğan, yarın başka bir isim hükümetin başında görev alacaktır. Bu durum parlamenter rejimin kaçınılmaz bir sonucudur. Bu çerçevede, hukuk sistemimizin de cevaz verdiği doğrultuda siyasi kimliklerin tümü kendilerine yöneltien alkışlar kadar eleştirileri de göğüslemek durumundadırlar. Bu anlamda belirtilen kitapların yazarının, halen mevcut Başbakan’ın geçmişi ve kimliği konusunda kaleme aldığı her iki kitap bu noktada anlaşılabilir olsa da; çok önemli bir husus yazar tarafından göz ardı edilmiştir. Hükümetler, başbakanlar, gelip gitmiştir ve gidip gelmeye devam edeceklerdir. Lakin kurulmasına önderlik ettiği Başkent Üniversitesi ve Üniversiteye bağlı yan kuruluşlar ilk günden bugüne kadar namzet bir hizmetin sunulmasını temin eden Sayın Prof. Dr. Mehmet HABERAL elini attığı her alanda başarmaya, ilklere imza atmaya ve Türk Halkına gurur kaynağı olmaya devam etmiş ve edecektir.
Tüm bu gerçekler ortada iken Yazar Ergün POYRAZ’a göre, Sayın Prof. Dr. Mehmet HABERAL, Ülkesine, Cumhuriyetine, Atatürk’e, milletine, tarihine, kültürüne değil, Yahudi Lobisine, Yahudi Lobisinin değer ve hedeflerine bağlı ve bunlara hizmet eden bir kişilik olarak kamuoyuna lanse edilmiştir. Nasıl bir çelişkidir ki; bugüne değin tıp literatürüne geçen tüm mesleki başarılarının, imzaladığı ve hayata geçirdiği tüm projelerin, ülkemizde hayat bulması ve ülkemiz insanının hizmetine sunulması için azami çaba gösteren, Ülkesine, Cumhuriyetine, Atatürk’e, manevi değerlerimize bağlılığını her söz ve eyleminde açıkça ortaya bir bilim adamı, eylem adamı, her şeyden önce hayat kurtarıcı bir hekim olan üniversitemiz rektörü ,Ülkesinin Başbakanı’nın sağlığını sabote etmekle, ülkeyi Başbakansız bırakarak, söz de hizmet ettiği Yahudi Lobisinin emir ve talimatlarını yerine getirmekle itham edilmektedir. Oysa Sayın Ecevit, Başkent Üniversitesi’nde tedavisinin devam ettiği süreçte ve sonrasında yaptığı tüm basın açıklamalarında sağlığı ile ilgili olarak yaratılan bütün gerçek dışı spekülasyonlar sebebiyle hastaneden, üniversitemiz rektörü ve diğer hekimlerden duyduğu memnuniyeti müteaddit kereler kamuoyuna duyurmuştur. Üniversitemiz rektörü ve diğer hekimler bir tıp adamından beklendiği gibi Sayın Ecevit’in sağlığına kavuşması için tüm olanak ve emeklerini seferber etmişlerdir. Bu gerçek ise, o süreçte ve devamında yaşanan gelişmeler ile sübuta ermiştir. Öte yandan; Ergün POYRAZ isimli yazar gibi söz konusu gerçek dışı iddiaları ortaya atarak, üniversitemiz rektörü ve Başkent Üniversitesi’ni kamuoyu nezdinde haksız ve hukuka aykırı olarak karalayan basın organlarına karşı açılan tazminat davalarında aleyhlerine neticelenmiştir.
Görmek ve kabul etmek ne acıdır ki; Ergün POYRAZ gibi zehirli oklarını ülkemizin nadir olarak yetiştirdiği bu değerli insanlara yöneltenler gerçekte halkın gözlerine perde indirmek suretiyle gerçek ülke düşmanlarını kamufle ederek dış güçlerin menfaatine hizmet etmektedirler.
Türkiye Cumhuriyeti, demokratik bir hukuk devletidir. Demokratik ve özgürlükçü yaklaşımı temel alan düzenlerin bir gereği olarak benimsenen basın özgürlüğü; kamu yararını esas alan, bilinçli ve sorumluluk sahibi, mesleğin icrasında Ülke menfaatlerini ve insan haklarına saygıyı öncelikli bilen kalemlerin varlığının ve devamının teminatıdır. Buna makabil; Anayasanın himayesinde olan ve varlığının ehemmiyeti tartışmasız bu özgürlüğün, Ergün POYRAZ gibi kalemlerce amacından saptırılarak yanlış zihniyetlerin güdümünde tasarruf edilmesi demokratik düzenin en tehlikeli düşmanıdır.Bu düşünce ve inançlarla; haklı ve yerinde olarak, üniversitemiz rektörüne ve dolayısıyla Ülke menfaatlerine ve değerlerine pervasızca saldıran Yazar Ergün POYRAZ gibi tüm suiniyetli düşünce ve değer sahiplerini esefle kınar;Yürüttükleri karalama kampanyasına karşı her türlü yasal yollara müracaat edileceğini tüm kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Başkent Üniversitesi Rektörlüğü |