Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Online İşlemler

Online
Randevu

Online
Sonuç

Başkent'te
Doğanlar

Geçmiş
Olsun
EditRegion4
 
 
  HABER İÇERİK  

Bölümü : Mütevelli Heyeti
Yayın Tarihi : 27/04/2009 15:13     
KAMUOYUNA DUYURU
[27.04.2009 Başkent Üniversitesi Mütevelli Heyeti]



BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ MÜTEVELLİ KURUL
KAMUOYU DUYURUSU
(27.04.2009)



Yaşamını Ülkesine, insana, bilime, eğitime ve çevreye vakfeden kurucu Rektörümüz sayın Prof. Dr. Mehmet Haberal; Demokrat ve Laik Türkiye Cumhuriyetinin çağdaşlaşmasının yolunun eğitimden geçtiğinin bilinci içinde 1993 yılında, başkanlığını yürüttüğü "Türkiye Organ Nakli ve Yanık Tedavi Vakfı" ile aile mallarının büyük bölümünü vakfederek kurduğu "Haberal Eğitim Vakfı" nın mal varlıklarını tahsis ederek "Başkent Üniversitesi" ni kurmuştur.

Kamu tüzel kişiliğine sahip Başkent Üniversitesi; 16 yılda binin üzerinde Akademik Personel olmak üzere yaklaşık 8.000’in üzerinde çalışanı, 10.000’in üzerinde öğrencisi, yurdun her bölgesinde Hastane ve Diyaliz Merkezleri, Sağlık Kuruluşları ile ülkenin özlenen, örnek ve gurur kaynağı sağlık ve eğitim kurumu olmuştur.

Kuruluş yasası ile kamu tüzel kişiliği olan Üniversitemizin tüm iştirakleri ile birlikte mal varlığı kamu malı olup Türk Ulusunundur. Bu nedenle Devletin idari ve mali denetimi altındadır. Bu denetimlerde de görüldüğü gibi binlerce öğrenciye burs vermektedir.

Bu maddi ve manevi varlığın yaratıcısı "yedi gün yirmi dört saat çalışma" sloganı ile hayatını adayan, yalnız çalışanına değil, Tıp dünyasına da örnek ve Uluslararası bir değer olan sayın Prof. Dr. Mehmet Haberal’dır. Sayın Dr. Haberal bilim adamlığı, girişimci kişiliği yanında Demokrasi aşığı, Demokratik ve Laik Hukuk Devleti İlkelerinin yılmaz savunucusudur. Öyle ki, 2000 yılında zamanın çoğunluk parti başkanları tarafından 10. Cumhurbaşkanlığı resmen kendisine önerildiğinde; çözümün mutlaka parlamento içinden aranmasını, yeni Cumhurbaşkanının parlamenterler arasından seçilmesinin parlamentoya saygının gereği olduğunu belirtip, erdemlilik, demokrasi örneğiverip öneriyi bütün nezaketi ile yazılı olarak geri çeviren sayın Rektörümüz, talihin ne garip oluşumu ki bugün utanç verici ve kabul edilemez biçimde Silahlı Terör Örgütü kurmak ve Yönetmekle suçlanmaktadır.

Ülke içindeki çalışmaları ile yetinmeyip, yurt dışında yapılan Uluslararası bilim kongrelerinde Türk Bayrağını ve Atatürk posterini astıran, İstiklal Marşımızı gururla bilim adamlarına ayakta dinlettirip alkışlattıran, Türk Dilini ilk kez kullandıran ve Dünya Yanık Tedavi Birliği Başkanlığı’nı üstlenen, Amerikan Cerrahlar Birliği üyesi olan yine sayın Rektörümüzdür.

Ulusal ve uluslararası bir değer olan sayın Rektörümüzün önce ev ve çalışma odaları insanlık onurunu zedeleyen bir ithamla aranmış, onur kırıcı biçimde göz altına alınmış, daha sonra “Adil Yargılama” kuralları hiçe sayılarak dört gün gözaltı, Emniyet ve Savcılık sorgusu ile bitap düşürüldükten sonra 17 Nisan 2009 Cuma günü saat 06:00 da Hakim huzuruna çıkartılmış ve tutuklu yargılanmasına karar verilmiştir. Tutuklama gerekçesi ne Üniversitemizi ne Mütevelli Kurulumuzu ne de Kamuoyunu tatmin etmemiştir.

Tutuklama kararına yapılan itirazda red olunmuş, ancak gerekçe şu ana kadar açıklanmamıştır.

Ortada Yargı Kararı bulunmadan maalesef bazı basın organları ve bazı siyasiler tarafından suçlu ilan edilerek gerek sayın Rektörümüzün ve gerekse Üniversitemizin onuru ile oynanmıştır. Bu suçu işleyenlerin ve müfterilerin sonuna kadar takipçisi olacağız.

Anayasa Mahkemesi sayın Başkanı’nın Anayasa Mahkemesi'nin 47. Yıl Kuruluş Yıldönümü konuşmasında belirttiği gibi "Yargı Siyasi Düşüncelerle Kuşatılmış", mahkeme Hakimlerinden önce bir kısım medya ve siyaset dünyasının bazı isimlerinden oluşan yargıçlar kararlarını vermiş, sorgulama yapan mahkemenin tutuklama kararından saatler öncesi kararın verildiğini kamuoyuna duyurmuşlardır." Yine Sayın Başkanın Nutkunda belirttiği gibi "Mahkemeleri Yönlendirme ve Etkileme Çabaları" suçtur. Maalesef yargılananlar ile Avukatlarından dosyaların incelenmesi esirgenmiş ve dosyaların incelenmesi dahi kısıtlanmış iken bazı medya organları ile bazı siyasiler kamuoyu önüne çıkıp dosyada şu bilgiler var diyebilmektedir. Hatta Güvenlik Güçleri tarafından sorgulama yapılmazdan önce, güya sorgulama yapılmış gibi sayın Rektörümüze sorulduğu iddia olunan sorular ile yanıtları yayınlamış, akıllarınca Güvenlik Güçlerine yol gösterip etkileme gayretine girmişlerdir. İlgili siyasiler de dahil bu suçluların cezalandırılması ve suçların temadi etmesinin önlenmesi için Cumhuriyetimizin Savcılarını göreve davet etmekteyiz. Bu beyanlarımız ihbar kabul edilmelidir.

Başkent Üniversitesine reva görülen bu zor koşullara rağmen tüm eğitim ve sağlık kurumları, eskiden olduğu gibi sayın Rektörümüzün ilkelerine uygun biçimde "yirmi dört saat yedi gün" sloganı ile hizmete devam etmektedir.

Başkent Üniversitesi Mütevelli Kurulu olarak bizde yaralıyız. Ancak bu yarayı yüreğimizde onurla taşıyacağız. Tüm yaşamını Hastalarına, Eğitime ve Ülkesine adayan, Atatürk Devrimlerinin sarsılmaz savunucusu Rektörümüz Sayın Prof. Dr. Mehmet Haberal özgürlüğüne kavuşacak ve onurumuzu zedeleyen ithamdan kurtulacak, başı dik onur ve gururla görevine dönecektir.

Başkent Üniversitesi Mütevelli Kurulu olarak o güne kadar tüm hak ve hukukunun her türlü yasal ortamda sonuna kadar savunucusu ve takipçisi olacağız.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Sayfayı Kapat


   
 
       
 
   
 
Copyright © 2010 Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesi