Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Online İşlemler

Online
Randevu

Online
Sonuç

Başkent'te
Doğanlar

Geçmiş
Olsun
 
 
  TÜP BEBEK - Yardımlı Üreme Teknikleri Merkezi  

İnfertilite hakkında bilmek istedikleriniz
İlk Başvuruda Gerekenler
Tedavi Yöntemleri
Tüp Bebek Kimlere Uygulanmalıdır?
Tüp Bebek Hazırlığı
Tüp Bebek İşlemi Sırasında Oluşabilecek Riskler Nelerdir?


Yardımlı Üreme Teknikleri Merkezi

Merkezimiz 12 yılın verdiği derin deneyimle hizmetinizdedir. Bir akademik ortamın bilgi derinliği ve sizlerle her an ilgilenen personelin samimiyeti ile hiç yabancılık çekmeyeceksiniz....

Sizleri oyalamadan...

Durumunuzun gerektirdiği testleri en kısa sürede ve düşük maliyetle yaptıran....

Durumunuzu doğru teşhis edip, size gereksiz test ve tedavilerden sunmadan ve mümkün olduğu kadar en ekonomik ve en etkili tedaviyi öneren....

Gereksinim duyabileceğiniz, genetik, endokrin, kardiyoloji, hematoloji ve üroloji/androloji bölümleri ile teşhis ve tedavilerini tamamen merkez personelinin sağlayacağı erken randevularla sizi en kısa sürede tüpbebek tedavisine hazırlayan....

Tecrübeleri defalarca kanıtlanmış bir ekiple tanışmak istiyorsanız....

Tüpbebek Merkezimiz tam size göre......

Sadece tüpbebek değil, ayrıca

Tubal cerrahi, (tıkalı veya bağlanmış kanalların/tüplerin tekrar açılması)

Histeroskopi

Tanısal

Operatif (polip, myomların çıkarılması, septum rezeksiyonu, özellikle yapışıklıkların-Asherman Sendromu- açılması-

Laparoskopik cerrahi

Yumurtalık kisti çıkarılması, yapışıklıkların açılması, myom ameliyatları, endometriozis ameliyatları

Hormon bozuklukları

Polikistik over hastalığı

Adet düzensizlikleri

Tekrarlayan Gebelik Kayıpları

Üreme Endokrinolojisini ilgilendiren bütün sorunlarda

Merkezimiz hizmetinizdedir.

 

İnfertilite hakkında bilmek istedikleriniz

Eğer çift bir yıldan uzun zamandır çocuk sahibi olmak istiyor ama başarılı olamıyorsa, maddi ve manevi sıkıntılı bir süreç başlamış demektir. Ülkemizde boşanma, ‘kuma getirmek’ gibi ciddi toplumsal yansımalara neden olabilen bebek arzusunun, incelemeler ve tedaviler açısından bir çok zorluk içerdiğinin de farkındayız. Çocuk sahibi olmaya engel olan durumların birçoğunu günümüzde aydınlatabiliyoruz.

İNFERTİLİTE (Kısırlık) NEDİR ?

Bir yıl süreyle haftada en az 2-3 kez düzenli cinsel birlikteliğe rağmen gebe kalamama durumudur.

Toplumdaki çiftlerden %15'inin infertilite sorunu olduğunu biliyoruz.

Kendiliğinden rahatlıkla gebe kalabilen çiftlerde, aylık gebe kalabilme oranı % 25-30'dur. Bu oran 6 aylık bir sürede % 75'dir. Bu oran bir yıl sonunda yaklaşık % 75'e ulaşmakta, 2 yılın sonunda ise % 85'i geçmektedir.

Bu nedenle 1 yıl sonunda istenilmesine rağmen gebelik gerçekleşmezse doktora başvurmakta yarar vardır.

İNFERTİLİTE NEDENLERİ NELERDİR ?

Çocuk sahibi olamayan çiftlerde sorunun 3' te biri erkekten 3'te biri bayandan 3'te biri her ikisinden, geri kalan % 10' unda ise yapılan basit testler ile hiç bir neden saptanamamaktadır (nedeni belli olmayan veya izah edilemeyen (açıklanamayan) infertilite,)

Kadına ait yaygın infertilite nedenlerinden en sık olarak yumurtlama olmaması, daha az olarak da yumurta kanallarının (fallop tüplerinin) tıkalı olması, rahim (uterus) veya kanallarda (fallop tüpleri) doğumsal şekil bozukluğu olması, iyi huylu rahim urları (myomlar), rahim içi yapışıklıklar (uterin sineşiler) olarak sayılabilir.

Erkeğe ait en yaygın infertillite nedenleri ise, semende sperm sayısında azlık veya hiç olmaması(oligospermia, azoospermia), hareketlerinde yavaşlık(asthenospermia) veya sperm hücresinde şekil bozukluğu olmasıdır (teratozoospermi). Nadiren de genetik sebepler ve kromozomal anormallikler infertil erkekte neden olarak karşımıza çıkar.

Doktora Başvurulduğunda hangi testler istenecek?

Erkeğin Değerlendirmesi ; Semen analizi ile (meni tetkiki) yapılır. Semen analizi 3-5 günlük cinsel perhiz sonrasında, ve herhangi bir kayganlaştırıcı madde kullanılmadan masturbasyonla verilir.

Sperm değerleri zamansal farklılıklar gösterebilir. Bu nedenle; bir erkeğin semen analizi hakkında görüş bildirmek için en az 2-3 haftalık aralarla iki örneğin incelenmesi gereklidir. Dünya Sağlık Örgütünün 'normal' sperm parametrelerine göre sperm sayımının mililitrede 20 milyondan fazla, hareketliliğinin %50'nin üstünde ve en az %70'inin şekil olarak normal olması gerekmektedir. Ayrıca daha detaylı olarak normal şekilli spermlerin özel boyama tekniği ile değerlendirilmesidir, % 14 ve üstü değerler normal olarak kabul edilmektedir (Kruger analizi).

Erkekte spermin hiç olmaması ya testiste üretim olmamasından(%90) veya üretim olmasına rağmen dışarı atılmasını sağlayan kanallarda tıkanmadan(%10) dolayı olabilir. Semendeki sperm var ve yukarda belirtilen değerlerin altında ise öncelikle yumurtalıklardan (testis) sperm üretilmesi aşamasındaki problemler nedeniyle oluşmaktadır. Genetik ve hormonal bazı faktörler, daha önce geçirilmiş enfeksiyonlar, aşırı sigara ve alkol tüketimi, geçirilmiş cerrahi veya yalnızca strese bağlı olarak da sperm üretim problemleri yaşanabilir. Bunun yanısıra bazı ilaçlar, sperme toksik çeşitli kimyasal maddeler ve çevresel etkenler, radyasyon ve radyoterapi sperm üretimi üzerinde olumsuz etki yaratabilir.

Testislerin ısısını arttırarak spermlerin üretimi ve hareketi üzerinde olumsuz etki yaptığına inanılan varikosel (toplardamarların genişlemesi) cerrahi olarak damarın bağlanması ile düzeltilebilecek bir sorundur. Ancak sayı ve hareket de kısmi bir düzelme olsa da gebelik oranlarını arttırdığı günümüzde tartışmalıdır.

Tüm bu faktörlere bağlı olarak semen içerisinde ya hiç sperm bulunmayabilir (azoospermi) ya da sperm sayısında azalma (oligozoospermia), hareketliliğinde azalma (astenozoospermia) veya şekil bozukluğu (teratozoospermia) ya da bu son üç durumun çeşitli şekillerde kombinasyonları görülebilir. Tedavi semen analizindeki bozukluğun nedenine ve derecesine bağlı olarak değişkenlik göstermektedir.

Erkek infertilitesinin tedavisi; enfeksiyonlar için antibiyotik kullanımını, varikosel ya da kanal tıkanıklıkları için operasyon yapılmasını, sperm kalitesini arttırmak için hormon ve çeşitli ilaç kullanımını, aşılama (intrauterin inseminasyon - IUI) ya da diğer yardımcı üreme tekniklerinin uygulanmasını gerektirebilir. Erkeğe bağlı problemlerin çözümünde yüzyılın en önemli gelişmes imikroenjeksiyon (ICSI) uygulaması olmuş ve birkaç adet canlı spermi olan herkesin çocuk sahibi olabilme şansını yakalayabilmesini sağlamıştır.

KADININ DEĞERLENDİRMESİ

Yumurtlama Kaynaklı İnfertilite (Ovulatuvar Faktör) Düzensiz ya da yumurtlamama tüm infertil kadınların en sık nedenidir ve % 25'inde saptanır. Genel olarak adet düzensizliği ile kendini gösterbilir. Yumurtlamayı tespit etmede çeşitli testler ve yöntemler mevuttur. Bunlarda biri basit ve ucuz olarak sabah yataktan çıkmadan ağızdan vücut ısısını ölçmektir. Normalde yumurtlama sonrasında salgılanan progesteron hormonuna bağlı olarak adet döneminin ortasına rastlayan bir dönemde vücut ısısı yaklaşık 0.7-1 derece yükselir. Ancak yumurtlama olmazsa ısı değişimi olmaz. Bu takip, soğuk algınlığı gibi vücut ısısını etkileyen birçok faktörden etkilenebileceğinden kesinlik taşımaz. Vücut ısısı takibi, yumurtlamanın olup olmadığının saptanması için basit ve ucuz bir yöntemdir. Nadiren vücut ısı değişikliği olmasada yumurtlama olabilmektedir. Progesteron hormonunun 28 günde bir adet gören kadınlarda adete bir hafta kala kan testi ile ölçülmesi, yumurtlamanın varlığını teyit etmede en güvenilir testtir.

Deneyimli bir hekim ultrasonografi ile yumurtlama gününü tespit edebilir.

Tedavisinde yumurta uyarıcı ilaçlar ile olabilmekte ve kadınların yaklaşık % 80-90 nında yumurtlama sağlanabilmektedir. Başka bir neden yok ise ilk altı yumurtlama tedavisi döneminde çiftlerin yarısından fazlası gebe kalabilir. Yaş, kilo ve sigara tedaviye yanıtı en belirleyici faktörlerdir.

Tubal Nedenli İnfertilite (Tubal Faktör) Gebelik ancak ve ancak açık ve iç kısmı sağlıklı fallop kanalları ile sağlanabilir. Fallop tüplerinin çok hassas bir iç yapısı vardır. Bu yapıdaki bir bozulma yumurtanın taşınmasını, beslenmesini, spermin geçişini ve dolayısıyla döllenmeyi engelleyebilir. İlaçlı rahim filmi (HSG), rahmi içini ve fallop kanallarını incelemek için kullanılır. Adetin bitiminin hemen sonrasında yumurtlama olmadan uygulanmalıdır.

Tüpün hasarı veya tıkanıklık genital yolla tüpe ulaşan enfeksiyonlardan kaynaklanabileceği gibi karın içindeki diğer enfeksiyonlar veya cerrahiler nedeniylede meydana gelebilir (ör. Appendisit, dış gebelik). Tıkanıklıklar aynı zamanda dış gebeliğide neden olabilir ve alınmasına neden olabilir.. Tubal infertilite tüm infertilite nedenleri arasında % 35'lik bir paya sahiptir. Bu konuya açıklık kazandırmak için, rahim filmi (HSG) ve/veya laparoskopik incelemeler gereklidir. Rahim ağzından verilen ilaçlı sıvı ile kanalların durumu ve rahmin iç kısmının yapısını değerlendirebiliriz. Ancak tüplerden biri veya ikisi spazma bağlı tıkalı olarak yanlışlıkla kapalı olarak değerlendirilebilir. Tekrarlamaktan ziyade hastanın yaşına bağlı olarak laparoskopi kararı verilebilir. Laparoskopi kesin tanı konulmasını sağladığı gibi cerrahi tedavi olanağıda sağlar. Hafif hasar olanlar mikrocerrahiden fayda görebilir iken, ileri derecede kanal hasarı olanların gebelik şansı ancak tüp bebek (IVF) yöntemi ile sağlanabilir.




Rahim Kaynaklı İnfertilite (Uterin Faktör) Rahmin iç kısmının, gebeliğin yerleşeceği alanın şeklini veya yapısını değiştiren durumlar gebelik olmasını engelleyebilir. Rahim filmi (HSG), rahim içini incelemek için kullanılan en temel yöntemdir. Yine ultrason eşliğinde rahmin iç kısmı serum fizyolojik ile değerlendirilebilir. Ancak en güvenilir metod histeroskopi olup rahim içinin optik cihazlarla direk incelenmesi ve gerekirse cerrahi olarak düzeltilmesi işlemidir.




Karın Zarı Kaynaklı İnfertilite (Peritoneal Faktör) Karın zarı-Periton-, karın boşluğundaki organları ve duvarını kaplayan dokudur. Bu dokuda oluşan hasarlar (geçirilmiş cerrahi, iç organ enfeksiyonları, endometriyozis) yapışıklıklara neden olabilir. Bu yapışıklıklar yumurtanın kanallar tarafından yakalanmasını önleyebileceği gibi kanalların tıkanmasına da neden olabilir ve gebeliği engelleyebilir. Doğurganlık yaşındaki kadınlarda sık karşılaşılan endometriyozis adlı hastalık rahim içini döşeyen dokunun (endometriyum) rahmin dışında başka bir bölgede (ör. yumurtalıklar, karın içi vb.) yerleşmesi halidir. Adet kanaması döneminde bu olmaması gereken yerde bulunan dokulardan da kanama olduğundan şiddetli ağrı oluşabilir. Ayrıca bu kanamanın verdiği hasara bağlı olarak cinsel temas sırasında ve değişik zamanlarda kasık ağrısı ve dışkılamada da ağrı gelişebilir. Bu hastalık yumurtalıklarda erimiş çukulata kıvamında çikolata kisti olarak bilinen kist oluşumlarına da yol açmaktadır. Bu kistler laparoskopik cerrahi ile çıkarılabildikleri gibi hasarlı dokuları ve endometriyozis odaklarını yakmak (koter, lazer) mümkün olabilmektedir. Daha hafif durumlarda ilaç tedavisiyle de sonuç alınabilmektedir. Bu tedavi yöntemleriyle hastalığın gelişimi durdurulabilmekte veya geriletilebilmekte ise de gebelik oluşmayabilir. Bu durumda tüp bebek yöntemi önerilmektedir.

Açıklanamayan İnfertilite (Unexplaıned İnfertilite) Ve Nadir Nedenler Elimizdeki mevcut tanısal testler ile hiçbir neden bulunamayan çiftleri ifade eder.

İnfertil çiftlerin % 10'unda tüm testler normaldir. Çiftlerin % 5'inde ise yalnızca küçük (minör) problemler saptanır. Bu durumda üremeye yardımcı ilaçlar ve intrauterin inseminasyon (IUI) ampirik olarak kullanılır. Eğer 3-6 siklusta gebelik elde edilemez ise çift bu tedaviye devam etme şansına sahip olmakla birlikte, tüp bebek tedavilerine geçiş önerilir.

İlk Başvuruda Gerekenler

Daha önceki tüm tetkik ve tedavilerinize ait bilgileri gelirken mutlaka yanınızda getiriniz. Erkeğin 3-4 günlük cinsel perhizle gelmesi işlemlerin hızlandırılması açısından uygun olur. Bayanın adetli olup olmaması sorun olmaz. Önce detaylı bir geçmiş tedavileriniz ile ilgili bilgi alındıktan sonra bayana jinekolojik muayene, ultrasonografik inceleme, rahim ağzından alınan kanser tarama testi ve bazı örnekler (smear testi ve bazı kültürler), hormon tahlilleri yapılır, gerekirse rahim filmi istenir. (histerosalpingografi). Bu tetkiklerden yakın zamanda ve uygun şekilde yaptırılmış olduklarınızın tekrarlanmasına gerek olmayacaktır. Tetkiklerinizin adet döneminize göre ne zaman yaptırılacağı, hangilerinin tekrarlanacağı doktorunuz tarafından size anlatılacaktır. Yapılan muayene ve testlerin değerlendirilmesi sonucunda belirlenen soruna göre sizin için en uygun olan tedavi yöntemi belirlendikten sonra tedavinize başlanacaktır.

Tedavi Yöntemleri

Yumurta Gelişiminin Uyarılması (Ovülasyon İndüksiyonu)

Yumurtlaması olmayan ya da düzensiz yumurtlayan kadınlarda veya yumurtlaması olan kadınlarda birden çok yumurtanın gelişmesini sağlayarak gebelik şansının artrılmasına çalışıldığı hafif sorunlu erkek spermi veya açıklanamayan infertilite durumları için aşılama (IUI) ve diğer tüm Üremeye Yardımcı Tedavi Yöntemlerinde (Tüp Bebek, Mikroenjeksiyon) kullanılan tedavi şeklidir. Bunun için yumurta uyaran çeşitli ilaçlar ile yumurtalar (follikül) ultrasonografi ve hormon (E2) takibinde belli bir büyüklüğe ulaşana kadar izlenir ve yaklaşık 18-20 mm’ e ulaşınca çatlatma iğnesi (hCG) yapılır. Bundan sonra suni döllenme yapılır (aşılama, IUI) ya da tüp bebek (IVF) veya mikroenjeksiyon (ICSI) işlemleri için yumurta toplama işlemi (OPU) uygulanır.

Eş Spermi İle Suni Döllenme (Aşılama, İntrauterin İnseminasyon)

Aşılama olarak bilinen bu işlem, erkeğe ait hafif problemlerde, kadında yumurtlamanın olmaması, açıklanamayan infertilite, endometriyozis, cinsel işlev bozuklukları gibi durumlarda ekonomik bir yöntem olması dolayısıyla ilk tercih edilen tekniktir. Aşılama yapılabilmesi için kadının tüplerinden en az birinin açık olması zorunludur. Kendiliğinden ya da ovülasyon indüksiyonu ile yumurta geliştirildikten sonra hCG yapılarak, gelişen bu yumurtanın çatlaması sağlanır. Bundan yaklaşık 36-40 saat sonra alınan semen örneği laboratuvarda özel yöntemlerle hazırlanarak örneğin hareketli ve nispeten normal yapıda spermlerden zengin olan kısmı ağrısız ve kolay bir işlem sonucu plastik bir kateter (özel bir şırınga) yardımıyla ile rahim içine bırakılır. İşlem birkaç dakikada sürer ve 10-15 dakikalık bir dinlenmeyi takiben hasta evine gidebilir.

Bir uygulama da yumurta uyarıcı haplarla aşılama yapılırsa gebelik oranı ayda%8, iğnelerle yapılırsa %18-20'dir. İğne ile yumurtalar uyarılıp aşılama yapılırsa 3 uygulamanın sonunda gebelik oranları %55-60' a ulaşır.




İn-Vitro Fertilizasyon (IVF) Ve Mikroenjeksiyon (ICSI)

Tüp Bebek Yöntemi ile ilk sağlıklı doğum İngiltere'de 1978 yılında gerçekleşmiştir. Laboratuvar ortamında bir araya getirilen spermin yumurtayı döllemesini ifade eder. Tüp bebek işlemi yumurta uyarımı ile elde edilen yumurtaların etrafına eşinin hareketli spermi bırakılarak spermin kendiliğinden yumurta içerisine girip döllemesidir. Mikroenjeksiyon işleminde ise sperm özel mikroskop yardımıyla yumurtanın içerisine yerleştirilmektedir. Bu şekilde laboratuar ortamında elde edilen döllenmiş yumurtalar belirli bir süre özel besleyici sıvılar (kültür ortamı) içerisinde ısısı, nemi, oksijeni ve karbondioksiti anne rahmini taklit eden özel cihazlar içerisinde gelişimleri tamamlayarak bölünmeleri sağlandıktan sonra gelişen embriyolar rahim içine yerleştirilmektedir.

Tüp Bebek Kimlere Uygulanmalıdır?

  1. Yaşı 35' in üzerinde olan infertil kadınlar.
  2. Erkek nedenli çocuk sahibi olamayan çiftler.
  3. Yumurtalık kanalları olmayan veya herhangi bir nedenle tıkalı olan kadınlar.
  4. Gebe kalmak için geçirdiği cerrahi girişimleri başarısız olanlar ve cerrahinin çok riskli olduğu kadınlar.
  5. Çocuk sahibi olamama nedeni; endometriyozis, rahim ağzındaki salgının sperm hareketlerini bozması (servikal faktör), yumurta kistlerinin çatlamaması (unruptured follikül), nedeni izah edilemeyen infertilite (unexplained infertilite) olanlar ya da tekrarlanan 3 - 4 rahim içi aşılamada (intrauterin inseminasyon - IUI) gebelik elde edilememiş olanlar.
  6. Yumurtalık rezervi sınırda olan kadınlar



Tüp Bebek Hazırlığı

İnfertil ailenin ilk görüşmeye Karı-koca birlikte gelmesi, tedavinin seçiminin yapılması ve kararların ortak olarak alınması açısından son derece önemlidir.

Karaciğer, böbrek fonksiyon testleri, pıhtılaşma, sarılık, genetik kan tetkikleri, kültürleri, histerosalpingografi(HSG), hormonal incelemeleri tamamlanmaya çalışılır. Böylece önceden saptanabilecek bir problemin, IVF işlemini etkilemesi önlenebilecek ve çiftin bu konuda bilgilendirilmesi sağlanabilecektir. Bazı hormonların (östradiol, FSH, LH) mutlaka adetin 2. veya 3. gününde değerlendirilmesi gerekir. Bu sonuçlar hem başarı şansınızın değerlendirilmesinde hem de daha sonraki tedavinizde ilaç dozunuzu belirlemede yardımcı olacaktır.

Yapılacak Olan Temel Tetkikler:

Kadında  :  Kan grubu ve sayımı, BUN, Kreatinin, ALT, AST HbsAg, AntiHBs, Anti-HCV, HIV, Rubella IgG, aPTT; FSH, LH, E2 (adetin 2. veya 3. günü), TSH, PRL,Karyogram analizi, Trombofili paneli
Erkekte  :  Semen analizi HIV, HbsAg, Anti-HCV, Gerekirse Kan grubu, FSH, LH, T-Tes, PRL, Gerekirse Ürolojik muayene, Genetik inceleme

Yumurtaların Geliştirilmesi (Kontrollü Ovarıan Hiperstimülasyon)

Sağlıklı bir kadında her ay doğal olarak bir yumurta gelişimi var iken tüp bebek uygulamalarında başarı şansını artırmak için, suni yöntemler ile uygulama yapıldığından yumurta sayısını arttırmak gereklidir. Bu nedenle yumurtalıkları uyarıcı ilaçlar kullanılır. Tedavi şeması kadının yaşına, yumurtalık rezervine, hormonlarına, kilosuna, önceki tüp bebek uygulamalarındaki yanıtına, içtiği sigara miktarına ve geçirilmiş yumurtalık cerrahisine göre belirlenmekte ve 'uzun' veya 'kısa' protokol şeklinde olmaktadır. Yumurtaları uyarıcı ilaçlar çoğunlukla cilt altı enjeksiyonla uygulanır. Uygulama şekli genelde göbek deliğinin 4 parmak sağı-solu, karnın en yağlı olduğu bölgeye dik olarak yapılması şeklindedir.

Uzun protokolde; kadının adet döngüsüne göre olmakla beaber bir önceki adetinizin 18-21. gününden itibaren olmak üzere gelişecek yumurtaların aynı olgunlukta olmasını sağlamak amacıyla GnRH adı verilen ilacı ciltaltı iğne şeklinde kullanmanız gerekecektir. Bu ilacı kullanırken gördüğünüz adetle birlikte yumurtalıkları günlük uyarıcı ilaçlarınıza başlanacak ve bunlar ortalama 7-10 gün süreyle kullanılacaktır. Bu arada yumurtalıklardaki gelişen folliküler yapılan ultrasonografik ve hormonal incelemelerle takip edilir. Tüm bulguları değerlendiren doktor, yumurtaların toplanması için en uygun zamanı belirler. Yeterli büyüklüğe erişen folliküllerdeki yumurtaların olgunlaşması için HCG (human chorionic gonadotropin) adlı ilaç belirtilen saatte uygulanır ve 36 saat sonrasında yumurta toplama işlemi yapılır. Ortalama % 10 kadında işlemin, yetersiz yumurta gelişimi, erken yumurtlama, hormonlarda istenmeyen değişiklikler gibi çeşitli nedenlerle yumurta toplama aşamasından önce sonlandırılması gerekmektedir.

Yumurtaların Toplanması (OPU) Yumurtalara zarar vermeyecek dozda damar yolundan uyku getirici, sakinleştirici ve ağrı kesici ilaçlar(Dormicum, fentanyl) - sedasyon anestezisi- altında vajinal yoldan üzerine yumurta toplamayı sağlayacak kısım eklenmiş ultrasonografi yardımıyla (transvajinal ultrasonografi) gerçekleştirilir. Transvajinal metodta yumurtalıklar, vajene yerleştirilen bir ultrasonografi probu ile görüntülenir. Vajen duvarından geçerek yumurtalığa doğru ilerletilen bir iğne aracılığı ile buradaki folliküllerin içindeki sıvı aspire edilir. Bu sıvı ile birlikte gelen yumurta mikroskop altında bulunarak toplanır. Bu işlem genelde 30 dakikadan daha kısa sürer. Ağrı Hissedilmez. Hasta, çevresinin ve yapılan işlemin farkında olabilir. Sedasyona yanıtta da kişisel farklılıklar olabilir.




Sperm örneği verme Döllenme işleminde kullanılmak üzere androloji laboratuvarına yumurtaların toplandığı gün, sperm örneği vermeniz gereklidir. Androloji laboratuvarı sorumluları tarafından bunun zamanı ve uymanız gereken kuralları size açıklayacaktır. Eğer daha önceden dondurulmuş TESE (Testiküler Sperm) örneğiniz var ise örnek istenmeyecektir.

Döllenme işleminde kullanılacak sperm örneği içindeki sperm hücreleri, çeşitli yöntemlerle ayrılır. Daha iyi hareket edenleri seçilir.

Oositlerin inkübasyonu ve fertilizasyonu Yumurtalar mikroskop altında değerlendirilir, her biri olgunluklarına göre değerlendirilir ve IVF veya ICSI işleminden (aşağıda belirtilen) birisi yapılana kadar besleyici sıvılarda 3- 4 saat bekletilir. Döllenmenin gelişip gelişmediği ertesi gün kontrol edilerek taze besleyici sıvı içine yerleştirilir. Normal şartlarda döllenme oranı çiftin yumurta sayısı, kalitesi, ve sperme bağlı olarak değişkenlik göstermekle beraber ortalama %70- 80 civarındadır. Döllenmiş ve bölünmeye devam eden embriyo gelişme kapasitesine göre laboratuarda 2-5 gün arasında takip edilir.Daha sonra transfer işlemi uygulanır.

İnvitro fertilizasyon (IVF): Toplanan yumurtalar özel yöntemlerle hazırlanmış belli sayıdaki sperm hücresi ile özel kültür sıvıları içinde bir araya konularak anne vücut ortamını taklit eden cihazlarda (inkübatörler) bekletilirler. Bu işleme, inseminasyon denir. Aşağıda açıklandığı üzere yumurtalar IVF ve ICSI sonrasında benzer şekilde takip edilirler.




İntrasitoplazmik sperm injeksiyonu (ICSI - mikroenjeksiyon): İlk defa 1992 yılında uygulanmıştır. Özel bir mikroskop ve mikromanüpilatör denilen aletler yardımı ile bir iğne içine kuyruğundan alınan tek bir sperm hücresi (erkek üreme hücresi) yumurtanın içine enjekte edilir. ICSI erkek infertilitesi için bir devrimdir. Böylece çok düşük sperm sayısı, hareketi ve şekli bozuk olan infertil erkekler çocuk sahibi olabildiği gibi, hiç sperm hücresi olmayan erkeklerde eğer testislerinde (yumurtalık) cerrahi girişimle (TESE) hücre bulunursa mikroenjeksiyon - ICSI ile çocuk sahibi olabilmektedir.




Assisted Hatching (AHA): Gebelik oranlarını arttırmak için embriyoların rahime tutunma oranlarını arttırmak için geliştirilmiş bir tekniktir. Embriyonun etrafını saran kılıfa (zona pellucida) başarı oranları benzer olan lazerle, asitle ya da mekanik yöntemlerle delik açılır. Transfer günü embriyolog, embriyoları değerlendirerek bu işlemin uygulanıp uygulanmayacağına karar verir.




Embriyo Transferi Döllenmiş ve belirli bir bölünme aşamasına ulaşmış embriyolar embriyolog tarafından bölünme hızlarına, hücre biçimlerine ve genel görünüşüne göre değerlendirilir. Embriyoların gelişim hızlarına göre transfer günü 2ci günden 5ci güne kadar olabilir. Embriyoloğumuz transfer edilecek normal olduğunu düşündüğü embriyoları anne adayının yaşına, aile öyküsü ve mevcut embriyoların kalitesine göre belirleyip hazırlar. Transfer edilecek embriyo sayısı, 35 yaşından küçük ve infertilite nedeni azalmış yumurtalık rezervi ve şiddetli erkek faktörü dışındaki durumlar olan bayanda en fazla 2 embriyo olup çoğul gebelik riski %30’dur. Bununla beraber 35 yaş üzerinde transfer edilecek embriyo sayısı 3 ve üzeri olabilir. Bu sayıların üzerinde çok iyi olduğu düşünülen embriyolarımız varsa transferden sonra dondurulabilir.

Transfer işlemi karından yapılan ultrason eşliğinde oldukça kolay ve ağrısız bir uygulamadır. İçinde embriyolar bulunan çok ince özel plastik kateter ile, jinekolojik muayene pozisyonundaki kadının rahim ağzından geçilerek rahim içine yerleştirilir ve bir enjektör yardımı ile içindeki embriyolar rahim içine püskürtülür. Transfer sırasında ultrasonografi yardımı ile rahmin görüntülenmesi için mesanenin kısmen dolu olması gereklidir. Ortalama 10- 20 dakika kadar süren bir işlemdir. Transferden sonra size, kullanacağınız ilaçlar, yaptırmanız gereken kan testleri ve dikkat etmeniz gereken konularda bilgi verilecektir.

Tüp Bebek İşlemi Sırasında Oluşabilecek Riskler Nelerdir?

  1. Yakın ve dikkatli takibe rağmen yumurtalıklar aşırı uyarılabilir (OHSS).
  2. Çoğul gebelikler oluşabilir.
  3. Kaçınılmaz olarak, yumurta toplama işlemi sırasında metal iğneler kullanılır. Bu da mesane, barsak, rahim, fallop tüpleri ya da damar yaralanmaları için potansiyel bir risk oluşturur. Basit bir problem oluşabileceği gibi hastaneye yatmayı gerektirebilecek içeriye kanama ve / veya enfeksiyon meydana gelebilir. Bu risk 1/1000' den azdır.
  4. Karın içi yapışıklıklar ve / veya teknik sebepler yumurtalıklardan yumurta toplamayı engelleyebilir.
  5. Yumurta toplama işleminden önce, kendiliğinden yumurtlamanın olmasına bağlı olarak bu işlem yapılamayabilir.
  6. Yumurta kistlerinin aspirasyonundan hiç yumurta elde edilemeyebilir ya da elde edilen yumurtaların tümü olgun olmayabilir. Bu da embriyo oluşumunu engelleyebilir.
  7. Toplanan yumurtalar normal olmayabilir.
  8. Semen örneği çok kötü kalitede olabilir ve işlem için kullanılamayacak özellikler taşıyabilir.
  9. Yumurtalar döllenmeyebilir.
  10. Döllenen yumurtalar bölünüp embriyo oluşturmayabilir.
  11. Embriyolar normal olarak gelişmeyebilir. Eğer embriyolar gelişmiyorsa veya canlı değillerse, çiftle de görüşülerek transfer işlemi yapılmayabilir.
  12. Embriyonun rahim içine yerleştirilmesi teknik olarak güç veya imkansız olabilir. Bu istenmeyen durum genelde yapısal (anatomik) bozukluklardan kaynaklanır.
  13. Transfer edilen embriyoların bir kısmı ya da hiçbiri rahim duvarına tutunmayabilir.
  14. Rahime tutunan (İmplante olan) her embriyo her zaman normal olarak gelişip doğuma kadar ulaşamayabilir.
  15. Tıbbi cihaz arızaları, enfeksiyon, insan hataları ya da öngörülemeyen faktörler yumurtaların, sperm örneklerinin ya da embriyoların kaybına veya zarar görmesine yol açabilir.

 

   
 
       
 
   
 
Copyright © 2010 Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesi